Obari Camp Nasıl Doğdu?
Obari Camp, bir masa başında alınmış bir kararın değil… doğanın içinde, rüzgârın sesinde, ateşin başında geçen gecelerin sonucudur. Biz bu işe “ürün satmak” için başlamadık. Önce kendimiz yollara düştük. Türkiye’nin dört bir yanında kamp yaptık. Bazen Karagöl’ün sisli sabahlarında uyandık, bazen Toroslar’da rüzgârla mücadele ettik, bazen de hiç planlamadığımız bir yerde, yıldızların altında geceyi geçirdik ve her seferinde aynı şeyi fark ettik: Doğada olmak başka bir özgürlük… ama yanlış ekipmanla bu özgürlük, eziyete dönüşebiliyor. Islanan ekipmanlar, dayanmayan kazıklar, kopan ipler… Birçok şeyi bizzat yaşadık. İşte Obari Camp tam olarak burada doğdu. Şikayet etmek yerine çözüm üretmeye karar verdik. “Kullandığımız ekipman daha iyi olabilir mi?” “Daha sağlam, daha pratik, gerçekten sahada işe yarayan ürünler yapılabilir mi?” Bu soruların peşinden gittik. Obari Camp; sadece bir marka değil, sahada test edilmiş tecrübelerin bir sonucudur. Her ürünün arkasında bir kamp hikayesi var. Her detay, gerçekten ihtiyaç olduğu için tasarlandı. Biz doğayı sadece uzaktan izleyenlerden değiliz. O soğuğu yaşadık, o yağmura yakalandık, o ateşi yaktık. Bu yüzden biliyoruz: Özgürlük doğada değil… doğru ekipmanda başlar. Obari Camp, doğayı gerçekten yaşayanlar için kuruldu ve bu hikaye daha yeni başlıyor.